26 Mart 2016 Cumartesi

DORN TERAPİ




Dorn Method’un kaynağı: Dieter Dorn.
Birçok insan hayatlarının bir yerlerinde akut siyatik veya bel ağrısından şikayetçi olmuşlardır.
Bu insanlardan Almanya Lautrach’da yaşayan çiftçi ve değirmen sahibi Dieter Dorn’a yolu düşenler, basit ancak etkili el hareketleri ile problemlerinin çok kısa sürede yok olduğunu ve büyük bir çoğunluğunda tekrarlanmadığına şahit olmuşlardır.
Dieter Dorn, Dorn Terapi’nin mucidi ve otuz seneden uzun süredir de uygulayıcısı olmuştur.  Yüzlerce öğrencisine öğretmiş ve onlar da Dieter Dorn kadar başarılı olmuşlardır.
Dorn Method bugün Almanya başta olmak üzere, tüm dünyada çok büyük bir hızla yayılmaktadır.

NASIL UYGULANIR
Dorn Terapi her zaman eşit olmayan bacak boyunun eşitlenmesi ile başlar.  Zira binanın temeli olarak kabul edeceğimiz bacak boylarının birbiri ile eş olmaması, maalesef binanın kendini temsil eden, kalça ve omurganın olması gereken hizasında olmamasına neden olmaktadır.

KİMLER FAYDALANIR?
Teknolojinin hayatımıza daha çok girmesi, aile yapılarının değişmesi, beslenme düzeninin bozulması gibi nedenlerle artık birçoğumuz gün boyu vücut duruşumuza dikkat etmeden ekran karşısında çalışan, televizyon karşısında yemek yiyen, diz üstü bilgisayarlarımız ile yatağımız üstünde yazışan insanlar haline geldik.
Özellikle 7-17 yaş arası gençler teknolojik yaşam şekilleri nedeni ile orta yaş geleceklerinde, omurganın yanlış kullanımından kaynaklı birçok sıkıntıyı bugünden davet ediyorlar.  Halen ilk ve orta öğrenim yapan çocuklarımızın birçoğunda konsantrasyon bozukluğu, hiper aktiflik, kambur durma, koşamama, tırnak yeme benzeri  sıkıntıları var.  Annelerinin ya da sınıf öğretmenlerinin sürekli hatırlatmalarına rağmen dik oturamıyorlar.
Yeni yürümeye başlayan çocuklarımızın birçoğunda içe ya da dışa ayak basma problemi var.
Doğum yapmış annelerin birçoğunun ise, özellikle hamilelik ve doğum sonrası bebek bakımı esnasında vücutlarını yanlış kullanmalarından kaynaklı bel ağrıları devam ediyor.Ev kadınlarımız her gün ev işi yaparken, bir hareketi yanlış yaparak kendilerine zarar veriyorlar.
Özellikle arkadan darbe alarak trafik kazası geçirmiş, spor kazası yaşamış veya bir yaşlarında ciddi bir düşme (balkon, merdiven, ağaç vs) atlatmış kişiler ise bugün ciddi bel veya boyun ağrılarından muzdaripler.
Tüm bunların neticesinde ameliyat olup, halen kesin sonuca ulaşamamış, ağrıları ile yaşamayı öğrenen ya da ikinci hatta üçüncü ameliyatına hazırlık yapanlar var.
Örneklenmeyi arttırabiliriz.
Dorn Terapi; bel, boyun, baş, sırt, kalça, bacak, diz, ayak, omuz, kol, el, parmak ağrısı olan, migren, siyatik, kireçlenme, skolyoz benzeri rahatsızlıkları bulunan herkese uygulanabilir.  Yeni doğan dahil, çocuklarda da güvenle uygulanmaktadır.  Ayrıca MS, Parkinson, Alzheimer benzeri merkezi sinir sistemi kaynaklı hastalıklarda da fayda sağlamaktadır.

Hangi hastalıklarda güvenle uygulanabileceğini aşağıdaki  tablodan inceleyebilirsiniz.

SIK SORULAN SORULAR

Hangi durumlarda “Dorn Method” uygulanabilir?
Hastalığın organlara iyileşmesini engelleyecek kadar ileri aşamada zarar vermediği durumlarda hemen hemen tüm hastalıklarda uygulanabilir.  Ancak özellikle  bel ve boyun ağrılarında Almanya’da en çok kullanılan yöntem  halini almıştır.  Dorn Method altındaki Bağlantı Tablosu’ndan her bir omurgaya denk gelen sinirler ile bağlantılı olası fiziksel ve duygusal olası rahatsızlıklar/hastalıklar görülebilir.

Böyle bir terapinin bilimsel bir geçmişi var mı?
1) El ile hiç bir alet/edavat kullanılmadan yapılan böyle bir terapi, klasik tıpta bugüne kadar uygulanmayan bir yöntemdir.Ancak devrim yaratacak şekilde yeni bir bilgi olarak her geçen gün biraz daha yayılmaktadır.  Örneğin farklı bacak boylarının ayarlanarak, pelvic dengenin yerine getirilmesi kalça, ilio-sacral ve muhtemel diz ve bilek eklemlerinin subluxation’un giderilmesi ile yapılmaktadır.  Klasik tıp ve chiropractic’teki inanışın aksine kısa olan değil, uzun bacak “problemli” olarak değerlendirilir.
2) Osteopathic bilgilendirmeye göre, her bir omurun ve onun ilgili omurilik bağlantısının belli bir iç organ ile alakası vardır.Yani bu yapılanmada (omurga) bir kayma, arızalanma olması durumunda, ilgili organın da etkilenmesi ve hastalığın oluşmasına neden olabileceği düşünülebilir.
3) Çin tıbbında, özellikle akapunktur ve meridyen biliminde, bitkisel sinir sistemi kullanılarak organların fonksiyonları karşılaştırılmış ve seviyelendirilmiştir.
4)Anatomi, fizyoloji, fizik, kimya ve diğer dallardaki Natural-scientific bilgilendirme değerlendirilebilir.

Farklı bacak boyu pelvic dengeyi bozmakta, ve bu da genellikle omurga problemlerinin temel nedenini oluşturabilecek ciddi yapısal bozukluklara neden olmaktadır.

Bacak boyu farklılığının temel nedeni nedir?
En sık karşımıza çıkan nedeni ile; bacak bacak üstüne atarak oturmak, yanlış oturma pozisyonları, yanlış germe egzersizleri kalça ekleminin subluxation’una neden olmakta ve kalçanın etrafındaki kasların dengesizce gerilmesine ve leğen kemiğinin çarpılmasına ve sonuç olarak da sacrum’un kaymasına ve hep beraber de bacak boyunda farklılık olmasına neden olmaktadır.  Aynı şekilde diz ve bilek eklemlerinde de aynı subluxation olabilir.  Bu da bacak boyu farklılığına neden olmaktadır.  Bunun yanı sıra gebelik/doğum, vücudun yanlış kullanımı, düşme, trafik kazası vs gibi nedenler de en büyük etken olarak karşımıza çıkmaktadır.
Back bacak üstüne atıp, otururken, femur’un başı (uyluk kemiği) kalça kemiğinin içerisinde olması gereken yerdeki (acetabalum) pozisyonundaki doğal pozisyonundan daha farklı bir pozisyonda bulunur.  Çünkü oturma esnasında, ayakta durduğunuzda olduğu gibi kaslar kalçayı stabilize etmediği için, kalça eklemi etrafındaki kaslar rahatlamış durumdadır.  Aynısı, genellikle germe egzersizlerinde de yapıldığı üzere, bacaklarınızı düz tutarak eğildiğinizde, ya da uzun süre araç içerisinde oturtuğunuzda da olur. Bu mekanizma yaş ile hiç bir alakası olmadan, hemen hemen her bir yanlış hareketten sonra gerçekleşir.

Dorn method güvenli midir?
Dorn Method’un 30 yıllık tarihi içerisinde tek bir müşteri şikayeti kaydedilmemiştir.  Her bir işlem, sadece ve sadece müşterinin dinamik hareketleri ile birlikte yapılmaktadır.

Yan Etkileri var mıdır?
Her zaman Dorn Method öncesi doktorunuza danışınız.

Hareketsiz Hastalar: Dorn Method’un en önemli özelliği, danışan hareket halindeyken, onun hareketinin yarattığı dinamik ile çalışma yapmaktır.  Hastanın ayakta duramıyor olması ya da bacak/kol sallayamıyor durumda olması terapinin etkisini azaltacak kimi yerlerde de imkansız hale getirecektir.

Kazalar: Kaza ya da yaralanmalardan sonra, herhangi bir zarara neden olmamak için 6 ile 8 hafta sonrasında terapiyi uygulamak doğru olacaktır.

Kanser: Kanser hastaları, genellikle Dorn terapi ardından kendilerini daha iyi hissetmektedirler, ancak terapi çok nazik bir şekilde uygulanmalı ve hastanın yazılı imzası/sorumluluk kabulü ile yapılmalıdır.  Kanser kendi başına Dorn Method ile tedavi edilemez ancak bazı semptomlarda iyileşme görülebilir.

İltihabi durumlar: Akut inflimasyon ya da ateş durumlarında sadece semptomlar yok olduktan sonra terapi uygulanmalıdır.

Lumbago ve disk kayması: Lumbago (Siyatik) hastaları, kendilerini rahat hissedecek şekilde hareketlerini yapabilir durumda çok nazik bir şekilde terapiye alınmalıdırlar.  Terapi öncesi ve sonrası Breuss Message yapılması tavsiye edilir.  Disk Kaymalarında hiç bir işlem yapılmayacak, müşteri direkt olarak acil servis/ilk yardım hizmeti alacak şekilde yönlendirilmelidir.

Akut Migren: Migreni olan müşteriler, ağrılar yok olduktan sonra terapiye alınmalıdır.

Hissiz ya da Felçi Hastalar: Basit semptomlar çok dikkatli ve nazikçe terapiye alınabilir ancak bir Nörolog’un tavsiyesi sonrası yapılmalıdır.

İlaç altındakiler: İlaç kullanımında olan danışanlar, çok dikkatlice terapiye alınmalıdır.  Zira kullanılan ilaçların yan etkisi olarak zayıflayan kemikler ya da kanama eğilimi gibi durumlar sözkonusu olabilir.

Çabuk kanama eğilimde olan kişiler, sadece ve sadece deneyimli Dorn Therapist’ler tarafından işleme alınmalıdırlar.  Aynı şekilde kemik erimesi (osteoporosis) olan danışanlar da (ki Dorn Therapy’den faydananırlar) deneyimli bir terapist tarafından uygulamaya alınmalıdır.

Hamile: Kişinin yazılı izni ve sorumluluk alması ile terapi yapılabilir.  Ancak Dorn Method’un geçmişinde böyle bir konu gerçekleşmemiş olsa dahi hamileliğin yedinci ayından sonra Lumbar bölgede yapılacak olan düzeltmelerin “erken doğuma” neden olabileceği bir kenara not edilmelidir.  Bir çok hamile kadın Dorn Method doğru uygulandığı takdirde faydasını görmektedir.

Çocuklar ve bebekler ebeveynlerinin izinleri doğrultusunda ve kendilerinin de fiziksel olarak orada bulunmaları ile terapiye alınabilirler.

Omurga problemleri ya kaymış bir eklemi yerleştirmek için kaç seans gerekmektedir?
Genel olarak ifade edilebilecek bir seans sayısı yoktur.  Bir çok durumda daha ilk seansta kişi kendini çok daha iyi hissetmektedir.  Ancak iki seans muhakkak yapılmakta, bazı durumlarda üç seansa kadar çıkmaktadır.  Kişinin durumu ile doğru orantılı olarak sene içerisinde bir ya da iki kontrol terapisi önerilmektedir.  

Dorn Method ile Skolyoz düzeltilebilir mi?
Skolyozun durumuna bağlı olarak evet.  Çok ciddi skolyoz hastalarında dahi başarı sağlanmıştır.  Temelde pelvic denge sağlanarak, skolyozun ilerlemesi engellenmekte, ancak ardından hastanın göstereceği sabır ve çalışma temel olmaktadır.  Zira düzeltme aylar ya da zaman zaman seneleri bulmaktadır.  

Terapi bittikten sonra ne kadar süre ile iyi olurum?
Kişiden kişiye değişmekle birlikte, genellikle terapinin olumlu sonucu uzun süre devam eder.  Ancak burada esas olan kişinin, terapistin kendisine öğrettiği “kendi kendine yardım egzersizlerine” ve “duruş şekillerine” sadık kalarak, vücuttaki fizyolojik yenileme ihtiyacı için olan süreyi sağlamasıdır.  Kişinin hayat tarzının ve alışkanlıklarını değiştirmesi iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır.  Aksi takdirde ağrılar muhakkak tekrarlayacaktır.

Dorn Terapi uygulanırken ilaç ya da benzeri birşey kullanıyor mu?
Hayır.  Dorn Method hiç bir alet kullanılmadan, ilaç ya da ameliyat gerektirmeden, sadece eller ile yapılan bir terapidir.

Dorn Terapi sonrası ne yapmam gerekiyor?
Danışan, terapistin öğrettiği şekilde günlük hayata devam edilecektir.  Ancak terapi sonrası ilk iki gece muhakkak sırtüstü, ayak altına yastık konularak yatmak esas olacaktır.  Terapinin alındığı hafta içerisinde ağır bir spor, ev taşıma, büyük temizlik vs gibi vücudun fazladan yorulacağı bir hareket içinde bulunulmayacaktır.  Terapi sonrası alkol kullanılmamasına, bol su içilmesine ve vücudun yanlış kullanılmamasına özen gösterilmelidir.
Eklemlerin yeniden pozisyonlandırılmaları nedeniyle kaslar reaksiyon gösterip, terapiden sonra birkaç gün ağrı yapabileceği gibi hiç ağrının olmadığı durumlarla da karşılaşılmıştır.  Kişiye göre değişkenlik göstermektedir.  Bazı danışanlarda nezle benzeri semptomlar ya da yorgunluk ve uyku hali oluşmaktadır.  Kimilerinde gülme krizi ya da ağlama isteği gibi psikolojik etkilerde olabilmektedir.


RANDEVU için 05322044823 nolu telefonu arayabilir ya da sevilaygumusayak@gmail.com adresine mesaj atabilirsiniz.